İçeriğe geç

Etiket: bir

İktidar erki ne demek ?

İktidar Erki Nedir? Antropolojik Bir Bakış Açısı Kültürlerin derinliklerine dalmayı seven bir antropolog olarak, her topluluğun kendi dünyasında nasıl bir iktidar yapısına sahip olduğunu merak ediyorum. İktidar, sadece devletin ya da hükümetin kontrol ettiği bir alan değildir; toplumların içindeki çeşitli güç dinamiklerini anlamak, her bir ritüel, sembol, topluluk yapısı ve kimlik arasında nasıl bir bağlantı olduğuna bakmak gerekir. Farklı kültürleri keşfederken, iktidarın biçimleri ve işleyişi de oldukça değişir. Bu yazıda, iktidar erkinin anlamını, kültürel bağlamda nasıl şekillendiğini ve toplumsal yapıları nasıl dönüştürdüğünü inceleyeceğiz. İktidar Erki ve Kültürel Çeşitlilik İktidar erki, bir toplumda bireylerin, grupların ya da devletlerin başka bireyler veya…

6 Yorum

Sürekli düşünmek neye yol açar ?

Çok Düşünmek Nelere Yol Açar? Psikolojik Bir İnceleme Bir Psikologun Bakışı: İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Dair Merak Bir psikolog olarak, insanların düşüncelerinin, duygularının ve davranışlarının ardındaki derin süreçleri anlamak, sürekli bir araştırma ve keşif gerektirir. İnsan zihni, her an düşüncelerle meşgul olur; bazen bu düşünceler bizi ilerlemeye, hedeflerimize ulaşmaya yönlendirirken, bazen de takılıp kaldığımız, çıkış yolu bulamadığımız labirentlere yol açar. Peki, çok düşünmek gerçekten verimli midir, yoksa aşırı düşünmek bizi bir kısır döngüye mi sokar? Bu yazıda, çok düşünmenin psikolojik etkilerini inceleyerek, bu durumun bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla nasıl bir etkiye yol açtığını keşfedeceğiz. Çok Düşünmek: Zihinsel Bir Zihirbazlık mı,…

8 Yorum

Gerçek güç nedir ?

Gerçek Güç Nedir? Tarihin Derinliklerinden Günümüze Uzanan Bir Sorgulama Bir Tarihçinin Samimi Girişi Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürerken, beni en çok etkileyen şeylerden biri “güç” kavramının zamanla nasıl değiştiği olmuştur. Bir imparatorun ordularıyla kurduğu hâkimiyet, bir düşünürün fikirleriyle yarattığı etki, bir halkın sessiz direnişi… Hepsi farklı biçimlerde “güç”ü temsil eder. Ama gerçek güç nedir? Güç yalnızca zor kullanma yetisi midir, yoksa zamanla dönüşen, insanın içsel olgunluğuna dayalı bir bilgelik midir? Bu yazı, tarihsel süreçlerde gücün nasıl tanımlandığını ve bugün bu kavramı nasıl yeniden yorumlayabileceğimizi tartışıyor. Antik Dünyada Güç: Tanrıların ve Kralların İradesi Antik çağlarda güç, ilahi bir kaynaktan gelirdi.…

2 Yorum

Ev sahibi istediği zaman evi gösterebilir mi ?

Ev Sahibi İstediği Zaman Evi Gösterebilir mi? Pedagojik Bir Perspektiften Öğrenme, Hak ve Sınırlar Bir eğitimci olarak, öğrenmenin yalnızca okul sıralarında değil, yaşamın her alanında gerçekleştiğine inanırım. Her tartışma, her karşılaşma, her çatışma bir öğrenme fırsatıdır. “Ev sahibi istediği zaman evi gösterebilir mi?” sorusu da yalnızca bir mülk tartışması değildir; aynı zamanda bireysel hakların, toplumsal sorumlulukların ve karşılıklı saygının öğrenildiği bir sosyal laboratuvardır. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, bilgiyi yalnızca almakta değil, onu davranışa dönüştürmekte yatar. Bu nedenle bu yazıda konuyu yalnızca hukuksal değil, pedagojik bir mercekten ele alacağız: Hak, sınır ve öğrenme arasındaki ince çizgiyi nasıl inşa ediyoruz? Davranışçı Öğrenme Kuramı…

2 Yorum

Bilimsel araştırma nedir TDK ?

Bilimsel Araştırma Nedir? TDK Tanımı Üzerinden Toplumsal Bir Okuma Giriş: Bilimin İnsan Hikâyesindeki Yeri Bir sosyolog olarak, toplumun dinamiklerini anlamaya çalışırken sık sık “bilim” kelimesine geri dönerim. Çünkü bilim, yalnızca laboratuvarlarda ya da kütüphanelerde yapılan bir etkinlik değildir; o, toplumsal düzenin, merakın ve sorgulamanın kurumsallaşmış halidir. Toplumsal yapıların bireylerle kurduğu etkileşimi çözmeye çalışırken, bilimsel araştırmanın özünde insan davranışlarının sistematik bir biçimde anlaşılması yatar. Türk Dil Kurumu’na göre “bilimsel araştırma”, belirli bir konuda gerçeğe ulaşmak amacıyla yapılan, sistemli bilgi edinme sürecidir. Ancak bu tanım, yüzeyin altında çok daha derin bir anlam taşır: Bilimsel araştırma, bir toplumun “bilgiye nasıl yaklaştığını”, “neye değer…

2 Yorum

Candida mantarı kendiliğinden geçer mi ?

Candida mantarı kendiliğinden geçer mi? Köklerden bugüne, bugünden yarına dürüst bir değerlendirme Bu satırları yazarken aklımda tek bir sahne var: mutfak masasında bir çay, etrafta arkadaş sohbeti; “geçer mi, beklesem olur mu?” sorusu havada asılı kalmış. Sağlık konuşmak bazen yorucu, bazen de çekinilen bir iş; ama doğru bilgi paylaştıkça güçleniyoruz. O yüzden gel, Candida mantarını (kandidoz) sansasyonsuz, sakin ve samimi bir yerden ele alalım. Kısa cevap: Hafif bazı yüzeyel mantar enfeksiyonları kendiliğinden yatışabilir; fakat çoğu olguda yakınmalar tedavi başlanana kadar uzar ve tekrarlama eğilimi yüksektir. Semptomlar belirginse, sık yineliyorsa ya da risk etmenleri varsa “bekleyip görmek” yerine uygun değerlendirme ve…

2 Yorum

1 Rumi yıl kaç gündür ?

1 Rumi Yıl Kaç Gündür? Mitleri Yıkan Cesur Bir Analiz Net konuşalım: “1 Rumi yıl kaç gündür?” diye sorup tek cümlelik cevap beklemek, tarihe, siyasete ve bilime haksızlık. Evet, Rumi yıl pratikte 365 gündür; dört yılda bir 366’ya çıkar. Ama bu kadarını söyleyip geçmek, Rumi takvimin nasıl doğduğunu, neden değiştirildiğini ve bugün niçin hâlâ kafaları karıştırdığını ıskalıyor. Gelin, “gün sayma”yı bir hesap değil, bir dünya görüşü olarak tartışalım. — Hızlı Cevap (ve Uzun Yankı): 365 mi, 366 mı? Rumi takvim Osmanlı’nın mali işleri için benimsenmiş, Jülyen esaslı bir güneş takvimiydi. Jülyen yıl, ortalama 365 gün 6 saat (yani 365,25 gün)…

2 Yorum

Gıdıklanmak iyi midir ?

Gıdıklanmak İyi midir? Ekonomik Bir Perspektiften Değerlendirme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonomistin Merakı Ekonomistlerin en önemli çıkış noktalarından biri, sınırlı kaynaklar ve bunların nasıl en verimli şekilde kullanılacağına dair yapılan seçimlerdir. İnsanlar, her gün yüzlerce karar alır; bu kararların her biri, belirli bir amaca hizmet eder ve genellikle bu seçimlerin kısa ve uzun vadeli sonuçları vardır. Aynı şekilde, toplumsal bir davranış olarak gıdıklanmak da, insanların kaynaklarını (zaman, enerji, duygusal yatırım vb.) nasıl kullandığıyla bağlantılı bir davranış biçimi olarak değerlendirilebilir. Gıdıklanmak, birçok insan için eğlenceli, hoş bir deneyim olabilirken, bazıları için rahatsız edici bir durum oluşturabilir. Bu durumu sadece bireysel…

2 Yorum

Gıcık olmak ne demek ?

Gıcık Olmak Ne Demek? Tarihsel Bir Bakış Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin İzinde Bugün Tarihe bakarken, bazen en basit kelimelerin bile çok derin anlamlara sahip olduğunu fark edersiniz. Dil, insanların zaman içinde yaşadığı toplumsal dönüşümleri, bireysel deneyimleri ve kültürel evrimleri yansıtan güçlü bir aynadır. Her dönemde kullanılan kelimeler, o dönemin ruhunu, insanların yaşadığı toplumsal dinamikleri ve günlük hayatta karşılaşılan sorunları anlamamıza yardımcı olur. Bugün “gıcık olmak” gibi sıradan bir ifadeyi ele alırken, bu kelimenin tarihsel kökenlerine ve zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğine bakmak, hem dilin evrimini hem de toplumsal yapıdaki değişiklikleri anlamamıza olanak tanıyacaktır. Gıcık Olmanın Kökenleri: Bir Kelimenin Doğuşu…

2 Yorum

Ham söz sahibinindir ne demek ?

Ham Söz Sahibinindir: Gerçekten Öyle mi? Bazen bir söz duyarız, öyle yerleşmiştir ki dilimize, sorgulamaya bile gerek görmeyiz. “Ham söz sahibinindir.” İşte tam olarak bu kalıplaşmış ifadelerdendir. Ama ben bugün bu sözü biraz sarsmak, biraz da altını kazımak istiyorum. Gerçekten her söz, sahibine mi aittir? Yoksa söyleyenin ağzından çıktığı anda toplumun, yorumcunun, hatta manipülatörün malı mı olur? Bir Sözün Sahibi Kimdir? “Ham söz sahibinindir” denildiğinde genellikle şu anlam çıkar: Bir kişi ağzından çıkan sözün sorumluluğunu taşır; eğer o söz henüz olgunlaşmamışsa, yanlış anlaşılmaya açıksa, onun sonuçlarına da kendisi katlanır. Yani ham söz, pişmeden dışarı çıkan düşünce gibidir — eksiktir, çiğdir,…

2 Yorum
trakyacim.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet