Zamanın Ölçüsü ve İnsan: 4 İş Günü Üzerine Düşünceler Bir düşünün: Pazartesi sabahı, bir görevle karşı karşıyasınız ve süre olarak “4 iş günü” verildiğini söylüyorlar. Zihninizdeki saatler, dakikalar ve haftalık takvim bir anda anlam kazanıyor, ama aynı zamanda bir belirsizlik duygusu da baş gösteriyor. 4 iş günü ne demek, sadece takvimsel bir ifade midir, yoksa insanın emeği, zamanı algısı ve toplumsal sorumlulukları ile iç içe geçmiş bir felsefi kavram mıdır? Düşünelim: Eğer bir iş 4 iş günü içinde tamamlanmazsa, etik sorumluluk kime aittir? Epistemolojik olarak bu süre, bilginin üretim ve uygulanma kapasitesini nasıl etkiler? Ontolojik açıdan, zamanın kendisi işin değerini…
Yorum BırakEvrenin Küçük Sırları Yazılar
TC Numarasını Bilen Biri Ne Yapabilir? Bir gün, kahvemi almış, bir yandan telefonumdan sosyal medyayı karıştırıyordum, bir yandan da aklımdan “Ya, TC numarasını bilen biri ne yapabilir?” diye geçiyor. Bu soruyu neden düşündüğümü de açıklayayım: Benim gibi her şeyi düşünen, biraz espri yaparak hayatını idame ettirmeye çalışan biri için, “Yahu bu numara ile neler yapılabilir?” sorusu tam bir düşünce maymunu gibi aklımı sarıyor. İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşımdayım ve belki de her geçen gün biraz daha filozoflaşmaya eğilimliyim (tabii bu, içimdeki espri canavarına ne kadar engel olabileceğime bağlı). Ama her ne kadar şaka yapsam da, bazen derin düşüncelere dalmamla tanınırım. İşte…
Yorum BırakSteteskopu Kim İcat Etti? Bu Sadece Bir Alet mi? Steteskop… Her birimizin hastaneye gittiğinde doktorun boynunda görüp, ne olduğunu bilmediğimiz ama “kesinlikle önemli bir şey” olduğunu düşündüğümüz o alet. Herkesin gördüğü ama pek azının gerçekten ne işe yaradığını merak ettiği bir cihaz. Aslında, en basit haliyle, steteskop, bir doktorun sesleri duyabilmesi için bir aracıydı. Ama bir şey var: Bu basit aletin hikâyesi çok daha derin. Hem de günümüzde sıkça konuşulması gereken bazı konuları gözler önüne seriyor. Steteskopu kim icat etti? diye sorarsanız, her şeyin başladığı kişi René Laennec’tir. Ama her şeyin başlangıcı bu kadar basit mi, gerçekten? Steteskop ve Laennec:…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Ekonomik Yansımaları Hayat, sürekli seçimlerle doludur. Hangi yiyeceği alacağımız, hangi enerji kaynağını kullanacağımız veya hangi ürünü fırına vereceğimiz gibi kararlar, aslında mikro ve makro ekonomik dengelerin görünür tezahürleridir. Örneğin, Azman istavrit fırında pişirileceği zaman, yalnızca mutfaktaki bir eylemden bahsetmiyoruz; aynı zamanda sınırlı kaynakların kullanımı, fırsat maliyetleri ve toplumsal refahın dağılımı üzerine bir mini ekonomik laboratuvar kurmuş oluyoruz. İstavritin kilosu, mevsimi ve fırın maliyeti, piyasadaki arz-talep dengesini doğrudan etkileyebilir. İşte bu noktada, ekonomik analiz yalnızca rakamlardan ibaret değildir. İnsanların seçimleri ve bu seçimlerin toplum üzerindeki etkileri, hem bireysel hem de kolektif refah açısından incelenmelidir. Fırında pişirilecek Azman…
Yorum BırakSenetin Ömrü Kaç Yıldır? Bir Ekonomistin Gözünden Hayatımda çok sayıda senet gördüm. Ama senetlerin ömrü üzerine düşünmek, bir anlamda kendi hayatımı sorgulamak gibi oldu. Belki de bu yazıyı yazmaya başlamama vesile olan şey, çok sevdiğim eski bir iş arkadaşımın bana getirdiği bir senetti. 25 yaşında, Ankara’da yaşayan, ekonomi okumuş bir adam olarak, işin içine veri girdiğinde hemen kafamda o senetle ilgili birkaç sorunun cevabını aramaya başladım: “Bu senet ne kadar geçerlidir? Ne kadar süreyle geçerli olur?” Peki, senetin ömrü nedir ve bu ömrü nasıl anlamalıyız? İşte tam da bu soruyu yanıtlarken, hayatımdan, iş dünyasındaki gözlemlerimden ve elbette verilerden yola çıkacağım.…
Yorum Bırakİnsanoğlu Sözlük Anlamı Nedir? Kültürler Arası Bir Keşfe Davet Farklı coğrafyalarda yürüdüğünüzde, karşılaştığınız her yüz, duyduğunuz her dil, gözlemlediğiniz her ritüel, insan olmanın ne demek olduğunu sorgulamanızı sağlar. Insanoğlu sözlük anlamı nedir? sorusu, yalnızca dilsel bir tanımın ötesine geçer; kültürler, kimlikler ve toplumsal yapılar üzerinden derinleşir. Antropolojik bir bakış açısıyla insanoğlunu anlamak, yalnızca biyolojik veya tarihsel verilerle sınırlı kalmaz; ritüellerin, sembollerin, akrabalık yapılarının ve ekonomik sistemlerin birbirine ördüğü bir ağın içinden geçer. Kültürel Görelilik ve İnsan Tanımı Antropolojide kültürel görelilik kavramı, bir kültürü kendi değerleri ve normları çerçevesinde anlamayı teşvik eder. Bir toplumda günlük yaşamın temel taşları olan ritüeller, başka…
Yorum BırakOrnek İngilizcesi Ne? Küresel ve Yerel Açıdan Bir Bakış Hepimiz günlük yaşamda bazen dil bariyerleriyle karşılaşıyoruz. Yabancı bir dilde, özellikle de İngilizce’de, belirli bir kelimenin karşılığını bulmak bazen zorlayıcı olabiliyor. Peki, “örnek” kelimesinin İngilizcesi nedir ve dünya genelinde nasıl kullanılır? Türkiye’deki kullanımını ve diğer ülkelerdeki benzer kullanımlarını kıyaslayarak bu soruyu ele alalım. “Örnek” Kelimesinin İngilizcesi: “Example” ve Kullanımı İlk başta, “örnek” kelimesinin İngilizce karşılığını öğrenmek oldukça basit gibi görünebilir. “Örnek” kelimesinin en yaygın İngilizce karşılığı example’dır. Ancak, burada işin içine biraz daha derinlemesine girelim. Çünkü her dilde olduğu gibi, İngilizce’de de bağlama göre “örnek” kelimesinin farklı kullanım biçimleri olabilir. Mesela,…
Yorum BırakKapatılan Bir Hat Geri Açılabilir Mi? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar, günümüzün en çok tartışılan meseleleri arasında yer alıyor. Ancak bu kavramlar, sadece akademik ortamlarda ya da toplumsal teorilerde değil, günlük yaşamın her alanında karşımıza çıkıyor. İstanbul gibi büyük ve dinamik bir şehirde yaşayan biri olarak, toplu taşıma gibi en temel hizmetlerde bile bu konuları gözlemlemek mümkün. Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız bir soru, toplu taşımada kapatılan hatların geri açılıp açılamayacağıyla ilgili. Bu soruyu, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden ele almak, sadece ulaşımın kolaylığıyla ilgili değil, aynı zamanda toplumun farklı grupları için adalet ve eşitlik anlamına…
Yorum BırakIşgın Sirkesi Ne İçin Kullanılır? Bir Tadı, Bir Hatıra Kayseri’nin o sabah serinliğinde, yavaşça güne başlamak için gözlerimi araladım. Her şey hâlâ uyandığı kadar sakin, ama benim içimdeki karmaşa bir türlü geçmiyor. İçimden bir ses diyor ki, “Bugün başka bir şey yap, sıradan bir gün olmasın.” Her zaman sabahları bir fincan kahveyle başlarım, ama bu sabah bir fark var. Bu sabah, bir anı canlanıyor kafamda. Eski bir tat, eski bir alışkanlık… Işgın sirkesi. Çocukken, büyükannemin mutfağında gördüğüm, o evin doğal, şifalı yöntemlerini hala hatırlıyorum. Ama o zamanlar, her şeyin “doğal” olduğu kadar “gizemli” olduğunu fark etmemiştim. Şimdi, büyüdükçe, bu eski…
Yorum Bırak165 cm Ekran Kaç İnç? Psikolojik Bir Mercek Bir ekranın büyüklüğünü anlamak, sadece ölçüm matematiğiyle ilgili değildir. 165 cm ekran kaç inç sorusu, insan davranışlarının, algının ve duygusal tepkilerin nasıl şekillendiğini düşündüğümüzde, psikolojik bir mercekle bakıldığında oldukça ilginç bir fenomen sunar. Bazen bir ekran büyüdüğünde, kendimizi daha fazla etkilenmiş veya daha az doyum sağlamış hissedebiliriz. İnsan zihninin, boyut ve ölçü algısına verdiği tepkiler, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarında farklı sonuçlar doğurur. Günlük yaşamda ekran boyutlarıyla ilgili kararlarımız, yalnızca teknik tercihler değil, aynı zamanda algısal ve sosyal süreçlerin bir ürünüdür. Bu yazıda, 165 cm ekranın kaç inç olduğunu psikolojik açıdan…
Yorum Bırak